yeteri kadar iyi takip edebiliyor, iyi kitapları yeteri kadar dilimize kazandırabiliyor muyuz? Benim esas mesleğim çevirmenlik değil, akademisyen olarak 30 seneyi aşkın Ankara Üniversitesinde’ çalıştım. Yaklaşık 15 yıldır, edebi eserleri çeviriyorum. Aslında bu işe öğrencilerin anlamakta zorlandığı metinleri, şiirleri çevirerek 20-25 sene önce başladım denebilir. Çünkü Polonya edebiyatından çok az örnek Türkçeye çevrilmişti. Hele hele özgün metinden yapılan çevrilenler yok denecek kadar azdı. Oysa çeviri (her zaman öğrencilerime söylediğim gibi) kaptan kaba su aktarmaya benzer, bu esnada mutlaka biraz su dökülecektir. Dolayısıyla özgün olmayan dilden yapılan çevirilerde, yitik miktarı, kaçınılmaz olarak daha da…