Türkiye’deki çeviri ortamını nasıl buluyorsunuz? Her alanda iyi kitapları yeterince dilimize kazandırabiliyor muyuz? -Türk edebiyatı ve düşünce dünyası 19. yüzyılın ikinci yarısından bu yana çeviri eserler üzerinden kendisine bir yön tayin ediyor. Özellikle 20. yüzyılın ortalarına gelinceye kadar, çok büyük oranda sadece Batı’ya bakılıyor ve burada çıkan birçok önemli kişi ve eser, nedenine ve nasılına hiç irdelemeden söylüyorum, Türkçede kendisine bir yer buluyor. Kitap formatında olmasa bile bir gazetenin, bir derginin bir köşesinde kendisinden bahsediliyor. Bir örnek vermek gerekirse Ahmet Mithat Efendi, Schopenhauer hakkında yazılan çağdaş bir kitabı Fransa’dan ısmarlıyor, kitabı hemen okuyup, oradan öğrend…