deyip, çıkıp gideyim. Hayaller... Her defasında bunu yapmaktan vazgeçmiyorum. Bir olay gerçekleşmeden hayal ettiğimde asla hayalimdeki gibi olmuyor, olacaksa da öncesinde bir aksaklık zuhur edip peşi sıra oluyor. Kitabı soracaktım, alacaktım ve gidecektim. Ama o da nesi, kitap yok. “İnanılır gibi değil” derler ya hakikaten inanılır gibi değil. Dünyanın Durduğu O An O güzelim kitapların arzı endam ettiği stantta benim aradığım kitap yok. Kitap çıkalı bir ay olmuş olmamış, hayret edilecek şey. Bir daha bakıyorum “göremedim herhalde” diyerek sağıma, soluma, yamacıma, karşımdaki raflara bir umut, fakat nafile. Hafif öfkeyle hayal kırıklığı karışık biraz kızgın bir ses tonuyla: “Betül Nurata’nın kitabı yok mu?” diye…