yönlendirici olduğundan bahsediyordu. Aslında ben de öyle yapıyor, sevdiğim ve güvendiğim yazarların bir nevi “oku” diye tavsiye ettiği kitapları tercih ediyorum. Böylece milyonlarca kitap arasında ve kısıtlı zamanımızda en azından okumaya değer olanları gözden kaçırmamış oluyorum. Girdiğim kitapçıda maalesef kitabın baskısı olmadığını öğrendim. Peki deyip, raflar arasında dolaşmaya başladım. Aslında sorduğum kitaba odaklanmıştım ve aklımda ikinci bir kitap da yoktu. Fakat okuma iştahım da bir hayli artmıştı. Nasıl acıkan biri açlığını öteleyemezse, okuma isteği de işte böyle ertelenemez bir duygu benim için. Rafların arasında dolaşıyordum ki bir kitap ile göz göze geldim. Daha doğrusu Toptaş’ın da bahsettiği g…