haberlerinin rutin bir parçasıydı şu görüntüler. On, on iki yaşlarında yollarda sürüklenen ve bizzat kasklı askerler tarafından kolları bacakları sopalarla kırılan, tanklara sapanla taş atan çocuklar ve gençler… Cız diye bir acı duydum, derinde. Orası neresi diye sordum. Babam Filistin dedi. Haritaya baktım Filistin olması gereken yerde İsrail yazılıydı. Kudüs geceleri düzenleniyordu sonra. Ardından tanklar… Dünya daha da tekinsizleşiyordu. “Davasını Tanımayan Nasıl Savunacak?” Sonra ben büyüdüm. Derindeki acım da benimle birlikte büyüdü. Taha Kılınç bir röportajında Filistin için ne yapabiliriz diye sorulduğunda “Önce Kudüs’a gidip o insanları sokakları caddeleri tanımalısınız” demişti. “Davasını tanımayan nas…