İhyaü Ulûmi’d-Dîn’i istiyorsunuz, Gazalî geliyor size “buyur!” diyor. Othello’yu talep ediyorsunuz, bir bakıyorsunuz karşınızda Shakespeare, Leylâ vü Mecnûn okumak istiyorsunuz, Fuzûlî sizi karşılıyor… Kitabı okumak yerine, veya kitabı okumakla beraber yazar da karşınızda, şair de yanınızda ve onunla sohbet ediyorsunuz! Nasıl ama! Çok mu ütopik oldu? Hayali fazla mı kaçırdık? Aşırı fantezi peşinde miyiz? “Bu kadar da uçma!” mı diyorsunuz? Haklısınız tabii, böyle olmaz, olamaz. Yazarlar, şairler fani, kitaplar ise kalıcı. Yunus Emre göçtü dâr-ı bekâya ama Risâletü’n-Nushiye raflarda her daim terütaze bizi bekliyor. Siz buna hayal diyebilir, mümkün görmeyebilir, fazla uçuk kaçık bulabilirsiniz amma sanatın da kay…