hayata mana verip; ona pişirici bir mahiyet kazandırıyor. Nardaki nuru muştulayıp bu hayatı yaşanılır kılıyorlar. İnsanlık uzun, çok uzun yıllardır bu ateş hattında hayatını sürdürüyor. Tabii tarihte başını kaldıran çok kişi olmuş. İnsanlar bu kişilerin arkasına takılmış ve bazı serüvenlerin içinde bulmuş kendini. Bu noktada düşünce tarihinin nasıl bir ehemmiyeti haiz olduğu billurlaşıyor. Düşünce tarihi esasen, hakikatin izini sürdüğünü düşünen kimselerin veya medeniyetlerin kendi sağlamalarını yapacakları, kendileriyle hesaplaşacakları bir alan, bir saha. Söz gelimi, sofistler tüccar veya seyyah insanlardı. Farklı dünyalar, onları kendi dünyalarından şüphe etmeye icbar etti. Lakin İslam’ın ilk devrindeki Müsl…