rağmen insan hep bir belkiyle yaşar durur. Her şey belki, o belki, bu belki, şu lanet dünyanın tamamı belkidir, biz de birer belkiyiz sanki. İğne Deliği’nin dik çelik merdivenlerinde gizemli bir cinayetle anlatmaya başlıyor Mysliwski gizli bir tarihi. Çingene kadın, ihtiyar adam, baba, anne, o kız, arkadaş... İsim yok, zaman yok, mekan da yok. Yaşlılık ve gençlik var. Kan ve gözyaşı var, işgal er şeyin iki yüzü vardır, her düşüncenin, her sözcüğün. Hiçbir edilen, tek kurşun atılmadan terk edilen topraklar var. İsimsiz Alman ve Ruslar var. Savaş Öncesi ve Sonrası “Savaşı yaşamayan kendini tanımaz.” Çünkü o felaket başa gelince tüm sınırlarınızı zorlarsınız, aç, savunmasız ve bir başınıza kalmanız kaçınılmazdır.…