söylenebilecek tek anahtar cümledir diyebiliriz. Bu sözü bizzat kendisi, “Başkanın Adamı” adlı öykünün girişinde kullanıyor. Bu kitabı oluşturan öykülerin birçoğunda ortak nokta, toplumun çoğunluğunu oluşturan Anadolu insanı diyebileceğimiz sıradan insanın hayatında, sıradan olmayan ve devasa yaralar açan dramatik olayların işlenmiş olmasıdır. Öykülerdeki olayların tek ortak noktası dramatik öykü türüne yaklaşmaları değil, aynı zamanda anlatıcının hayatında da büyük oyuklar açmış olmalarıdır. Ayşegül Genç, işte bu derin izler bırakmış olguları birebir tanık olmuşcasına samimi ve bir o kadar da gerçekçi bir şekilde dile getirir. Aslında bu denli bir samimiyetin perde arkasında büyük bir acı, yalnızlık, ötekileşt…