Bugünü geçmişten anlamaya çalışırsanız, yaşananın hakimiyeti ile olayları doğrusal bir çizgide kavrarsınız. Ama bir insan hayatı ve hikayesi yol ayrımlarında, tercihlerinde, kabul ve retlerinde, sebat ettiği meselelerde açığa çıkar. Osman Akyüz, “Başarmaya Mecburdum” derken aslında yaşam motivasyonu, kaderi ve tercihlerinin birleşimi ile
Türkiye’nin son altmış yılını, ülkemizin toplumsal dönüşümlerini kendi penceresinden okumamıza fırsat veriyor. Osman Bey, 1959 yılında ailesiyle Trabzon’dan Adapazarı’na ve ardından Kocaeli Maşukiye’ye göç ediyor. Çalışkan ve gayretli bir baba ve imkansızlıklar içinde evi ayakta tutan bir anne var. Köye elektrik 1967’de geliyor. Kocaeli’de sanayi yok o zamanlar, halk meyvecilik yaparak geçimini sağlıyor. 1964 yılında baba, Almanya’ya işçi olarak gidiyor ve abisini de yanına alıyor. Osman Bey ailenin okuyacak üyesi, tabiatıyla biraz daha halim selim bir çocuk olarak büyüyor. İmkansızlıklar ilkokul birinci sınıfta eğitim hayatını etkilemeye başlıyor. Akşam evde elektrik yok, kitap-defter bulma imkanı da yok. Yazl…
Tam metin abonelikle açılır
Yazının devamını okumak için abone olun.
Abone ol