On dokuzuncu yüzyıl Avrupa romanı büyüme odaklıydı. Balzac’ın her kahramanı, Paris’i ve dünyayı fethe çıkmış bir Napolyon’u andırıyordu. Çocukların şahsında küçüklüğü en çok vurgulayan Dickens oldu galiba. Fakat mesele, büyümüş adamın küçüklüğüydü ve buna “can vermek” yirminci yüzyıl romancısına düşüyordu. Aklınıza hemen

Tam metin abonelikle açılır

Yazının devamını okumak için abone olun.

Abone ol