Anna Maria Malkoç 1925’te Washington, Spokane’da doğdu. II. Dünya Savaşı’ndan sonra Washington Üniversitesinde edebiyat ve dil dersleri okurken, 1921’de Sürmene’de doğmuş bir maden mühendisliği öğrencisi ile tanıştı: Selahattin Malkoç. Evlenmeye karar verdiklerinde Malkoç’un babası oğlunu kararından caydırmak için ciddi girişimlerde bulundu. Fakat
sonunda durumu kabullendi. Üçüncü yıl Anna Maria, Selahattin’i ailesiyle tanıştırdı; kendisini çok sevdiler. Tanıştıkları ilk Türk ve ilk Müslümandı. Türkiye’de Hayat Nasıl? Selahattin Malkoç tahsili bitince maden mühendisi olarak Türkiye’ye dönecektir: Evlilik vesilesiyle ilk kez Amerika’dan uzak bir ülkeye taşınacak olan Anna Maria sorar: “Türkiye’de hayat nasıl sahiden?” Selahattin bu soru üzerine efkarlı bir biçimde duralar ve soruyu şöyle cevaplar: “Where we’re going, I think life is not a bed of roses.” “Sanırım gittiğimiz yerde hayat güllük gülistanlık değil…” İngilizcede “a bed of roses” deyimi ilk anda “bir gül yatağı” olarak çevrilebilir ama sanırız bu deyim Türkçede böyle ifade edilmez: “Güllük gülis…
Tam metin abonelikle açılır
Yazının devamını okumak için abone olun.
Abone ol