Zıtlıklar arasındaki muvazeneyi görmek büyük bir maharetin semeresidir. Alemde birbirini tamamlamak üzere halk edilmiş gece ile gündüz, hayat ile ölüm, aydınlık ile karanlık ve ila ahir uzanan bu listenin sırrına vakıf olmak iç dengeye ulaşabilmenin de temel basamağıdır bir bakıma. Bu muvazeneyi
kavramak için biraz cesaret göstermek, varlığı bin bir anlam içinde tekrardan anlamlandırmak ve zıtlıklar olmayınca belki de yıkılmaya yüz tutacak bu alemi ilk gün hayreti gibi izleyebilmek farklı tecellilerin kapısını aralayarak bir kıvam verir insana. Zıddı ile Kaim Olanlar Cihan Çetinkaya üçüncü romanı olan Arafta Yedi Gece ile tam da bu zıtlıklar arasındaki ahengi anlatmayı hedeflemiş. Yazar kendisi ile yapılan bir röportajda her kitabının kendine ait bir iç felsefesinin olduğunu ifade ederken kitabın ait olduğu bilince ilişkin bir muhabbetin varlığına işaret ediyor: “Hikaye anlatmak için yazmıyorum; okura bende olan bir şeyi vermek istiyorum ki bu da muhabbetin ve dahi her türlü yakın ilişkinin ilk kaidesi…
Tam metin abonelikle açılır
Yazının devamını okumak için abone olun.
Abone ol